Şiirler

Hayal Kırıklığı Yaşatmayansın

Sen bana hayal kırıklığı yaşatmayansın
Ve günlerin ayrıntısında
Coşkumu hayatla olan bağımı
Her an yeniden yaratansın
Sen bana
Herkesin üzüldüğü bu hayatta
Hayal kırıklığı yaşatmayan
Tek varlığımsın
Sen karanlık anlarımda
Yorgun ruhuma ışık olansın
Ve sen
Bir dokunmayla
Umutsuzluğu umuda çeviren
Geçmişten geleceğe
Tüm hayatıma anlam katansın
Sen bana
Hayal kırıklığı yaşatmayansın

Yoksul Günler

Yoksul günler bekliyor bizi
Yoksul günler
Zamanın değerini anlatan
Yoksul günler

Hiçbir Şeyi Sahiplenmedim Hayatta

Hiçbir şeyi sahiplenmedim hayatta
Senden başka
Ne para, ne mevki
Ne kadın, ne şan, ne de şöhret
Hiçbir şey istemedim
Senden başka
Hiçbir şeyi sahiplenmedim bu hayatta
Senden başka
Ne aradıysam sende vardı
Bir kadının esirgemeden her şeyini
Sevdiğine vermesi
Azizelerin mahcubiyeti
Bir çocuğun masumiyeti
Ve bir ananın evladına olan sevgisi
Sen de vardı
Hiçbir şeyi sahiplenmedim hayatta
Senden başka

İhtiyacımız Vardı

İhtiyacımız vardı sohbete
Sohbetlere gönül dolusu gülmelere
İhtiyacımız vardı
Yaşamdan, yaşadıklarımızdan konuşmaya
Çok
Ama çok ihtiyacımız vardı
Bu akşam olmadı
Varsın kalsın
Zamanın sırtında arzularımız
Hasrete kapılar açsın
Özlem rüzgârları dolsun gönül bahçemize
Sözler içimizde
Aşkı anlatacak kelimeler dilimizde
Varsın söylenmeden kalsın
Bu akşam ya da yarın

O Bakmaz Kimselere

Yoğundum yorgundum
Ve yaşamla inanın
Çok, ama çok meşguldum
Karşımda ilk defa gördüğümde onu
“Tanrım kim?” diye sordum
Cevap yoktu
Sessizlik, hep sessizlik
Ve tanrının suskunluğunda
Ona aşık oldum
O bakmaz kimselere
Krallar, prensler
En güzeli, en değerlisi
Ve en şöhretlisi önüne çıksa
Başını kaldırmadan geçer gider
Öyledir O kimselere bakmaz

Eski Hikaye

Eski, çok eski bir hikaye bu
İki insan yaşadı dünya üzerinde
Basit sıradan ve sade
Öylesine akıp geçti zaman
Birinden diğerine
Ve tekrar o birine
Sadece sevgi vardı
Bu eski hikayenin içinde
Her anı her bakışı
Sevgiyle işlendi
İki insan tek bedende
Tek ruh olarak birleşti
Eski bir hikaye bu sevgi üzerine
Anlatıldı dilden dile
Asırlar sonra
Onlar adına yaşandı
Nice aşıkların sözlerinde

Ak Sakallı İhtiyar

Sadece kayıtlarda geçecek adım
Artık ne bir ses ne bir gülümseme olmayacak hayatım
Ve benden bir merhaba duymayacak hiç kimse
Kapandığım karanlığın içinde
Işığı arayacağım umutsuzca her gece
Ve yine
Ak sakallı ihtiyar bakacak gözlerime
“Işığın aydınlığın oydu
Arama nafile arama boş yere içinde” diyerek
Gülecek belki de halime
Sen bilemezsin ak sakallı ihtiyar
Severken herşeyden çok severken

Sen Doğduğunda

Gökyüzünde ay hiç öylesine güzel parıldamadı başka gecelerde
Çünkü sen doğmuştun
Ve hiçbir gece suyun üzerindeki yansımalarında
Mehtap denizi böylesine güzel aydınlatmadı
Çünkü sen doğmuştun o gece
Bilemezsin sen doğduğunda kayalık güllerinin nasıl koktuğunu
Yamaçlardan vadiye doğru
İri taneli, bol hasatlı, bereketli günleri müjdeleyen bir esinti oldu

Dönecek...

Bu bir kader
Bu bir çile
Ve bu bir devr-i âlem.
Dönecek...
Döndükçe seni öğütecek.
Her parçan
Zerrelere ayrıldığında
Bir rüzgarın esintisiyle
Savrulacak sevgin her yere.